instEgram
- Senem Balaban
- Apr 18
- 2 min read
Updated: May 2
İnstagramı dümdüz instagram diye okumak yerine instEgram diye okumak ilk hangimizin aklına geldi, merak ediyorum. Daha da merak ettiğim şey bu telaffuz nasıl bu kadar yaygınlaştı? İnstagram diyenden çok instegram diyen var Türkiye’de. Dünyanın başka yerinde de zaten instagrama instegram diyen varsa o buralıdır. Çünkü böyle bir telaffuz yok, bunu biz uydurduk. Elin İngiliz’i Amerikalısı bunu instıgreğm diye okuyor; ama biz instıgreğm dediğimiz zaman yavşak gibi sound edeceğimize inandığımız, öte yandan dümdüz Türkçe okunuşuyla telaffuz etmeyi de kendimize yediremediğimiz için sanırım, kendi telaffuzumuzu uydurmuşuz ve bunu sorgulayan bir Allah’ın kulu da çıkmamış. Bilmiyorum, en azından ben kendimden başka bu konuya takılan kimse görmedim. Bu şey gibi, Princess’i “prinsıs” diye okumamız gibi biraz. C’yi s yapıp dümdüz Türkçe okusak doğru telaffuza göre söylemiş olacağız halbuki “prinses” diye, ama olmaaazzz, bazı sesli harfleri değiştirmeden içimiz rahat etmeeezzzz.
Bu telaffuz meselesi özel isimlere gelen eklerde de sorun çıkarıyor. İşte yazıda şey tartışması var mesela. Kelimeyi o dildeki okunuşuna göre mi ayırmalıyız, yoksa kendi dilimize göre okuyup ona göre mi ayırmalıyız? Örneğin “Catherine’i” derken bu şekilde orijinal okunuşuna (“Ketrin”) göre mi yazmalı, yoksa Catherine diye dümdüz Türkçe okuyarak “Catherine’yi” şeklinde mi yazmalı, bu bir tartışma konusuydu bir ara (Nasıl sonuçlandı bilmiyorum. Ben çevirilerde nasıl içimden gelirse öyle ayırıyorum açıkçası editörümüz doğrusuna göre güzel düzeltir nasılsa diye. Özür dilerim, onun dışında vallah billahi çok dikkatliyim, editörüme çok az iş bırakmaya çalışırım).
Orijinal telaffuza göre ayırınca İngilizce’de çok sorun olmuyor ama mesela Fransızca’da sorun, Almanca’da sorun. Orijinal telaffuzun Türkçeye uyarlanmış versiyonuna göre mi ayırıcaz yani? Mesela Alain… Bir Fransız bunun sonundaki n’yi bizim gibi bastıra bastıra söylemiyor ki… Türk Fransızcasına göre ayırcaksak “Alain’e” (Alen’e) diye yazmamız lazım ama merak ediyorum, acaba Türkçe yazı yazan bir Fransız bu mantığa göre nasıl ayırırdı. Hatırlıyorum Almanya doğumlu Türk bir Almanca öğretmenimiz vardı, sommer (yaz) kelimesinden bahsederken “sommer’ya” (zomaya) diyordu, biz kelimeyi İngilizcemsi telaffuz ettiğimiz için “sommer’a” (zomıra) diyorduk, kimimiz de dümdüz Türkçe gibi okuyup “sommere” ya da yarı Türkçe yarı Almanca okuyup “zomere” diyordu. Yazılı dil için düşünelim, dümdüz Türkçe okuyup telaffuz etmeye karar verirsek işimiz kolay, “sommer’e” diye ayırır geçeriz; ama orijinal telaffuza göre ayıracak olsak nasıl yazmamız gerekir? Alman telaffuzuna göre mi (“Sommer’ya” [zomaya]), Türk Almancasına göre mi (“Sommer’e” [zomere/somere]), yoksa İngilizce soslu Türk Almancasına göre mi (“Sommer’a” [zomıra])?


Comments